27 Ocak 2019 Pazar

İRAN GEZİSİNE DAVET(PERS MEDENİYETİNİN KALBİNE YOLCULUK)

TAHRAN – REY - QAM – KAŞHAN –  ABYANEH – ARDESTAN - ZAVAREH – İSFAHAN - NAİN - MEYBOD - ABARKOOH – PASSARGADE – NAQASH ROSTAM -  PERSEPOLİS -  ŞİRAZ
 Değerli Dostlar,
Sizleri bu kez Şah Abbas'ın görkemli başkenti İsfahan'dan Fars kültürünün kalbi Şiraz'a, modern İran'ın hareketli kenti Tahran'dan dolambaçlı sokakları ve kerpiç evleri ile Yezd'e unutulmaz bir yolculuğa davet ediyorum. İlk Pers devletinin başkenti Persepolis'in kalıntılarını, kutsal şehir Kum'u, İran'ın en eski köylerinden Abyaneh'i, en eski medeniyetlere ev sahipliği yapmış sevimli vaha kenti Kaşan’ı Abidin Lutfi Demir’le Dünyayı Geziyoruz ayrıcalığı ile keşfetme imkanını kaçırmamak için Prokon Turizm firmasından Elhan Deniz Melike Abdullahoğlu veya Birol Tüfekçi’yle 0 216 693 26 93- 0 535 810 82 28 ve 0 532 612 32 37numaralıtelefonlardan irtibat kurmanızı önemle rica ederim.
Her zaman olduğu gibi Mutlu İnsanlar Topluluğu Abidin Lutfi Demir'le Dünyayı Geziyoruz Gezi Grubu ve Prokon Turizm gösterdiğiniz ilgi ve güvene teşekkür eder, kayıt için acele etmenizi tavsiye ederiz. 
Unutmayın ki sizi iyi hissettiren insanlar ve gruplar alışkanlık yapar…
Yürekten Sevgilerimle,
Abidin Lutfi DEMİR

1. GÜN   5 Ekim 2019 Cumartesi :  İSTANBUL – TAHRAN
Gezimize Ankara’dan katılacak dostlarımızla Ankara Esenboğa havaalanında sabah saat 04.00 de buluşma ve saat 05.30 da İstanbul’a hareket. Gezimize İstanbul’dan katılacak dostlarımızla sabah 06.30 da Atatürk Havaalanı Dış Hatlar Gidiş Terminalinde buluşma(İstanbul Havaalanının faaliyete geçmesi halinde buluşma yerimiz yeni havaalanı olacaktır). Check-in ve Pasaport işlemlerinin ardından  TK 870 sefer sayılı uçuş ile saat 09.50 de  Tahran’a hareket. 13.50 de Tahran’a  varışın ardından Rey’e hareket edeceğiz. Rey, Büyük Selçuklu İmparatorluğu’nun 1043 / 1051 yılları arasında 2. Başkenti olmuştur. Yaklaşık yarım saatlik yolculuk sonrası Rey kentine varıyor ve şehir turumuzu yapıyoruz. Turumuza; Burc-i Tugrul’u ziyaret ederek başlıyoruz. Burası  Tuğrul Bey’inı eşi Ferruh Hatun tarafından Selçuklu yapı tarzında tuğladan ve burçlu olarak inşa edilmiştir. Tuğrul Bey’in bu yapıya  defnedildiği bilinmektedir. Daha sonra,  Çeşmi Ali kabartması ve İmam Rıza’nın kardeşinin de bulunduğu İmamzade Türbesi ziyaret edilecektir. Burada, Pehlevi Hanedanlığının kurucusu Şah Rıza Pehlevi’nın de mezarı bulunmaktadır. İslam Devrimi sonrası Şahın mezarı buradan çıkartılmış ve Mısır’a taşınmıştır. Şahı’ın ilk mezarı da Güney Afrika’da idi.  Rey’den ayrılıyor ve Tahran’a geçiyoruz. Otelimize yerleşmeden önce panaromik Tahran şehir turumuzda; Özgürlük Anıtı’nı, Azadi Meydanı’nı, Musalla Cami, Burç el Milad ve Tahran’ın caddelerini göreceğiz. Otelimize yerleşme, dinlenme. Akşam yemeği ve geceleme.
2. GÜN 6 Ekim 2019 Pazar   : TAHRAN 
Kahvaltımızın ardından Kaçar Hanedanı’nın kurucusu Ağa Muhammed Han’ın XVIII. yüzyılda başkent ilan ettiği Tahran’ı gezeceğiz. Turumuz sırasında tüm ülke tarihine ışık tutan ve eşsiz bir koleksiyon barındıran Arkeoloji Müzesi, Cam ve Seramik Müzesi, Ulusal Halı Müzesi Kaçar Hanedanı’nın Avrupa saraylarından etkilenerek yaptırdığı Golestan Sarayı, Kaçar ve Safevi hanedanlarının değerli taşlarının sergilendiği Milli Mücevher Müzesi’ni ziyaret edeceğiz. Müze dünyadaki en değerli mücevher koleksiyonlarından biridir. Müzede; Safevi, Afşar, Kaçar dönemlerinin ve Şah’ın Delhi Sultanlığı’ndan ganimet olarak elde ettiği mücevher kolleksiyonunu; aynı zamanda Şah Rıza Pehlevi ile Ferah Diba’nıni ve Prenses Süreyya’nın çok özel günlerde kullandıkları paha biçilmez taçları sergilenmektedir. Tahran’ın Kapalı çarşısında serbest zaman. Akşam yemeği ve geceleme otelimizde.
3. GÜN  7 Ekim 2019 Pazartesi   : TAHRAN – QAM  (150 km )– KASHAN  (110 km)
Kahvaltı sonrası Qum şehirne hareket. Varışımızla birlikte Qam şehrini tanıtan turumuza başlıyoruz. Qam, İran’ın güneyinde yüksek çöllük bölgede yer almaktadır ve tarihi İpek Yolu şehirlerinden biridir.  Bu antik şehir UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ndeyer almaktadır. Tarihi 2000 yılından eskiye giden ve Sasani stilinde çamur tuğlaların kullanıldığı Qam şehri günümüzde dahi arkeologların nasıl ve ne zaman inşa edildiği konusunda net fikirlere sahip olmadığı bir şehirdir. Şehrin inşaatında kullanılan yapı malzemeleri laboratuarlarda yeniden imal edilerek eski doku yeniden ayağa kaldırılmaya çalışılmaktadır. Şehir turumuzun ardından Kebir Çölü’nün kıyısındaki vaha şehir Kaşhan’a devam ediyoruz.  Şehrin genel dokusu, görülecek yerleri oldukça güzel ve bir o kadar otantik, Pers İmparatorluğu zamanındaki İran’ı çok güzel fotoğraflıyor.  Kaşhan’da UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ne girmiş, Şah Abbas adına tasarlanan, içinden şırıl şırıl suların aktığı turkuaz havuzlar, 500 yıllık sedir ağaçları ve çiçek açma zamanı geldiğinde etrafı mis gibi portakal çiçeği kokan portakal ağaçlarıyla dolu Fin Bahçesi’ni, muhteşem tarihi yapılarıyla, orjinalini koruyan kent dokusuyla Mir Ahmet mahallesinde bulunan Borucerdiha konağını / veya Tabatabaei Evi gibi  geleneksel konakları, bahçeleri ve çarşıları, Celali Kalesi olarak bilinen çevre surlarını, Melikşah döneminde yapılmış  Mescid-i Cuma Camii, göreceğiz. Seramik ve çini işleri, ipek ve yün halıları, gül bahçeleri ve gül suyu ile meşhur bu eski şehrin çarşılarında serbest zaman vereceğiz. Otelimize yerleşme, akşam yemeği ve geceleme.
4. GÜN  8 Ekim 2019 Salı  : ABYANEH  - ARDİSTAN - ZAVAREH – ESFAHAN
Sabah kahvaltısı sonrası İran’ın tipik yaşantısını gözlemleyebileceğiniz UNESCO’nun da koruma listesinde olan ünlü Abyaneh kasabasını göreceğiz. İkinci durağımız Ardistan, Büyük Selçuklu Mimari özelliklerini yansıtan mihrap önü kubbesi, tuğla mimarisi ve işlemeleri ile klasik Selçuklu camiisi Ardistan Mescid-i Cuma Camiisi, İmamzade Hüseyin  Medresesi görülecek yerler arasında. Zavareh’e hareket. 1135 yılında Sultan Sencer dönemine ait olan ve Büyük Selçuklu mimarisinin bir ilki olan Mescid-i Cuma ve aynı özelliklere sahip, Pa Minar Camii ve Minaresi gezilecektir. Ardından. İsfahan’a hareket. İki saatlik yolculukla Zagros sıradağlarının eteklerinde uzanan muhteşem İsfahan’a varıyoruz. Büyük Selçuklu İmparatorluğuna XI. yüzyılın sonundan itibaren başkentlik yapan ve XVI. yüzyılda Safevilerin başkenti olan mavi kubbeli İsfahan turumuzu gerçekleştiriyoruz. İsfahan şehir turunda Şeyh Abbas’ın 1602 ‘de yeni başkenti dekore etmek için yaptırdığı ve Pekin’deki Tiananmen Meydanı’ndan sonra dünyanın en büyük ikinci meydanı, bu meydandaki UNESCO Dünya Mirası İmam Camii, Şeyh Lütfullah Camii görülecektir. Otelimize yerleşme. Akşam yemeği ve geceleme.
5. GÜN  9 Ekim 2019 Çarşamba   : ESFAHAN 
Kahvaltı sonrası, ülkenin üçüncü büyük kenti tarihi ve mimari açıdan bir Selçuklu ve Safevi başkenti İsfahan’ı geziyoruz. 1051’de Rey’den sonra Selçuklu İmparatorluğu’nun üçüncü başkenti olmuş, Melikşah döneminde de nakış nakış işlenmiştir. 2012 yılında UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ndeki yerini almıştır.  İsfahan şehir turumuza kaldığımız yerden devam ediyoruz. Şehrin en eski camisi  olan Hakim Camii, bir mimarlık şaheseri olan Kırk Sütunlu Sarayı; Ali Kapı (Devlet Kapısı), Nakş-ı Cihan Meydanı (İmam Meydanı) , ŞEYH  Lutfullah Camii gezilecektir. Turumuz bitiminde, 2 km. uzunluğundaki tarihi 17.yy. kadar uzanan Kapalı Çarşıda serbest zaman veriyoruz.  Arzu eden yolcularımız ile ünlü İran halıları hakkında fikir edinmek için halı satış merkezine de gideceğiz. Akşam yemeği ve geceleme otelimizde.
6. GÜN 10 Ekim  2019 Perşembe : ESFAHAN – NAİN - MEYBOD - YEZD
Kahvaltı sonrası İsfahan’de Zayende Nehri üzerindeki köprüleri göreceğiz. En eski köprü, Şahrestan Köprüsü, 298m. Uzunluğundaki en uzun ve 33 sütunlu köprü Allahverdi Han Köprüsü görülecek ve Kuyumcular çarşısında alışveriş için serbest zaman verdikten sonra İsfahan’dan ayrılacağız. Nain’e hareket.  Nain’de Ermeni mahallesi’ne gidiyor ve Vanak Manastır Klisesini ve Etnoğrafya Müzesini geziyoruz. Daha sonra  yol üzerinde bulunan Meybod şehrine uğruyoruz.  Meybod en az 1800 yıllık bir tarihe sahiptir.  Şehirde kervansaray, Safeviler döneminden kalma bir buz evi, Narein Kalesi300 yıllık posta evi gezilecektir. İran’da İslam öncesi Zerdüşt kültürünün en yoğun hissedildiği çöl kent Yezd’e hareket.  Otelimize yerleşme. Akşam yemeği ve geceleme otelimizde.
7. GÜN 11 Ekim 2019 Cuma  : YEZD
Sabah kahvaltısı sonrası yapacağımız Yezd şehir turunda görülecek yerler arasında, XIV. yüzyılda inşa edilen ve kendine has bir mimari sergileyen Jameh-Cuma Mescidi ve yeşilliğin bulunmadığı labirent sokaklardaki yüksek duvarlı kerpiç evleriyle, asırlardır sadece toprak rengi sergileyen ilginç Fahadan Mahallesi bulunmaktadır. Ayrıca XIX. yüzyılda inşa edilen ve geleneksel kapıları renkli camları girintileri ve havalandırma-soğutma için kullanılan çok sayıda rüzgar kuleleri olan badgirleriyle, İran’ın en iyi korunmuş evlerinden biri olan Han-ı Lari, XII. yüzyılın başlarından kalma On İki İmam Türbesianlamına gelen Maghbarah-ye Davazdah Emam ve hemen yakınındaki derin bir kuyu olan Zenden-e Eskandar yani İskender’in Zindanı ve ölülerden sonra Zerdüştlerin 3000 yıldır sönmeyen kutsal ateşin yandığı, 1939 senesinde taşınan Ateşgede Tapınağı’nıziyaret edeceğiz. İhtişamlı kapı ve minarelere sahip  Emir Çakmak Kompleksi’nden sonra 250 yıllık geçmişe sahip Yezd’in en yüksek badgir-rüzgar kulesinin bulunduğu Devletabad Bahçeleri de göreceğimiz yerler arasında. Turumuzun ardından otelimize dönüyoruz. Akşam yemeği ve geceleme otelimizde.
8. GÜN 12 Ekim  2019 Cumartesi : YEZD (Abarkooh,Passargade,Naqsh-Rostam) –PERSEPOLİS -  ŞİRAZ
Sabah kahvaltısından sonra Yezd’den ayrılıyoruz. İran’ın kırsalından yolda molalar vererek Şiraz’a hareket ediyoruz. İki saatlik yolculuktan sonra Abarkooh’da ( Abargho ) 5500 yıllık selvi ağacı ve Iran`in en eski camilerinden Abargho camisini gezecek ve resimleyeceğiz. İkincı durağımız 2 saatlik yolculukla  Persler tarafından  kurulmuş ilk şehir Passargard. UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesindeki Pasargard Antik Kenti. İran tarihinin en eski ve önemli Kralı olan Büyük Kiros’un mezarı, İç ve dış Kale, İçkalenin güneyinde, içinde kraliyet yapılarının yer aldığı büyük bir park alanı vs. gezilecektir. Bu günkü diğer durağımız, Nakşi – Rüstem. Anıt şeklinde 7 adet antik mezar sütununun bulunduğu Nakş-ı Rüstem, Fars Mitolojisi kahramanı Rüstem’i tasvir ettiğine inanılır. Mezarlar ve bu mezarların alt bölümünde bulunan Sasani oymaları nedeniyle oldukça değerlidir. Akameniş krallarının kendileri için yaptırdığı düşünülen anıt mezarlardan birinde açıkça mezarın I. Darius’a ait olduğu yazıyor. Diğer mezarların ise Xerses, I. Artaxerses, II. Artaxerses, III. Artaxerses, II. Darius ve III. Darius’a ait olduğu düşünülüyor. Yaklaşık 4 saat sürecek kara yolculuğunun ardından UNESCO Dünya Kültür Mirası listesindeki Persepolis Antik Kentine gidiyoruz.  Uluslar Kapısı, Kral Kaya Mezarları, Apadana Sarayı, 100 Sütunlu Saray gibi tarihi antik kent kalıntılarını yürüyerek gezeceğiz.  Turumuz bitiminde  güllerin ve bülbüllerin, aşkın, şarabın ve Sufi Şair Saidi ile aşk şairi Hafızın şehri olarak bilinen Şiraz’a hareket edeceğiz..  Kente vardığımızda otelimize yerleşme,  akşam yemeği ve geceleme.
9. GÜN 13 Ekim 2019 Pazar : ŞİRAZ 
Kahvaltı - Şiraz, eski eserleri ve bozulmamış kent dokusu, çevresindeki bağlarıyla ve ünlü şaraplarıyla İran'ın en güzel ve en çok turist çeken şehirlerinden birisidir. Yüzyıllar boyunca bir kültür ve sanat şehri olarak bilinen Şiraz aynı zamanda tarihi eserler, şairler, filozoflar, savaşçılar, krallar, orkideler ve portakallar, güller şehridir.  Şiraz'da yapacağımız şehir turunda; Safaviler döneminde yapılmış Nazar Bahçesi ve içerisinde yer alan Pars Müzesi ( Bu müze 1751 – 1779 yılları arasında Kerim Han tarafından misafirhane olarak yaptırılmıştır.) Kerim Han Zend Kalesi  ve Hamamı, Moshir Kervansarayı, Vekil Ulu Camii ve Hamamı, Atik Camii, Narenjestan Vali Konağı, İran’ın ünlü şairlerinin mezarlarının da bulunduğu Hafız Müzesi gezilecektir (bugün programda bulunan 3 müzenin giriş ücreti gezimize dahildir). Sultan Sencer döneminde kurulan Eram Bahçesi ( Bağ-e Eram veya İrem Bağları ), Guli Han’ın yaptırdığı Han Medresesi, Nazır El Mülk Camii ve Pembe Camii gezilip görülecektir.  1760 yılında yapılan Vekil Pazarında serbest zaman. Vekil Pazarı ve içerisinde İran el sanatlarının satıldığı ürünler de bulunmaktadır. Akşam yemeği sonrası havalimanına transfer.                 
10.GÜN 14 Ekim  2019 Pazartesi: ŞİRAZ – İSTANBUL 
Bilet ve pasaport işlemleri sonrası Saat 02.00 da  TK 885 seferi ile İstanbul’a hareket. 05.55 de İstanbul’a varış. Ardından Ankara uçağımıza transfer ve 08.00 da Ankara’ya hareket. Saat 09 da Ankara’ya varış ve turumuzun sonu.

2385 €
ÖDEME TAKVİMİ
KAYIT ANINDA                      385 €
ŞUBAT 2019                           150 €
MART  2019                            150 €
NİSAN 2019                           150 €
MART 2019                             150 €
NİSAN 2019                           150 €
MAYIS 2019                           150 €
HAZİRAN 2019                       250 €
TEMMUZ 2019                        250 €
AĞUSTOS 2019                      250 E
EYLÜL 2019                             KALAN TUTAR
ÜCRETE  DAHİL OLAN HİZMETLER
*  İstanbul / Tahran - Şiraz / İstanbul   arası THY ekonomi sınıfı uçak bileti ve havalimanı vergileri  
* Havaalanı – otel – havaalanı transferleri
* Tahran / Rey /  Kaşhan /  Qam / Abyaneh / Ardistan / Zavareh /  İsfahan / Nain / Meybod /  Yezd / Abarkooh / Passargade / Naqsh Rostam / Persepolis /  Şiraz  arası klimalı özel otobüs ile ulaşım
* Tahran’da (2) gece,  Kaşhan’da ( 1 ) gece,  Yezd’de (2) gece, İsfahan’da (2) gece, ve Şiraz’da (1) gece, 1. sınıf otellerde (  5* ) toplam (8) gece konaklama
* Otellerde alınacak olan sabah kahvaltıları (8)
* Öğlen yemekleri
* Otellerde alınacak olan akşam yemekleri (8) 
* Programda belirtilmiş olan tüm şehir ve çevre turları
* Tur boyunca ziyaret edilecek tüm müze ve ören yeri giriş ücretleri
* Tur boyunca yerel rehberlik hizmeti
* Seyahat Güvence Paketi ( 70 yaş üzeri sürprim öder)
* Yerel Rehberlik hizmetleri

ÜCRETE DAHİL OLMAYAN HİZMETLER   
* Otellerde yapılacak olan kişisel harcamalar (minibar, laundry, vs.)
* Yemeklerde alınacak olan alkollü / alkolsüz içecekler

* Yurt dışı çıkış harcı: 15 TL
* Rehber, şoför ve yerel personele verilecek bahşişler (120 €)

VİZE: İran Türkiye vatandaşlarına vize uygulamamaktadır ve tur başlangıcından itibaren en az 6 ay geçerli pasaportlarının olması gerekmektedir. Pasaportunda İsrail vizesi veya İsrail'e giriş-çıkış damgası olan T.C. pasaportlu yolcuların İran'a girişlerinde sıkıntı yaşamamaları için pasaportlarını yenilemeleri gerekmektedir

ÖNEMLİ NOTLAR
* Programda belirtilen uçuş saatleri THY’den alınmıştır. Uçak saatlerinde meydana gelebilecek herhangi bir değişiklikten Prokon  Tur sorumlu değildir.
* Havayollarının yapacağı grev ve fors majör ( deprem, iç savaş, terör alarmı, doğal afet,.vb.) diye adlandırılan durumlar yüzünden gerçekleşecek olan bir uçuş iptalinden acentemiz kesinlikle sorumlu değildir.
* Prokon Tur programın içeriğini bozmadan şehirlerin programdaki sırasını ve uçulacak olan ana havayolunu değiştirebilir.
* Tur kalkmadan 3 gün önce ofisimizi arayarak tur kalkış saatini, buluşma yeri ve saatini teyit ediniz.
*Bu seyahate katılacak olan yolcularımızın pasaport temdit sürelerinin seyahat başlangıç tarihi itibarı ile en az 6 ay olması gerekmektedir.
*İran'a T.C vatandaşları vizesiz seyahat etmektedir.
*Kadınların başlarının örtülü olması gerekmektedir.
*İran tam bir huzur ülkesidir. Asayiş ve güvenlik noktasında hiç bir sorun yoktur. Günün veya gecenin dilediğiniz saatinde rahatça şehirlerde dolaşabilirsiniz.
 *Otellerimizin tamamında ücretsiz Wi-Fi ile internet bağlantısı sağlayabilirsiniz. Ancak facebook, twitter gibi sosyal ağlara doğrudan erişim sağlayamazsınız.
*İnternet üzerinden iletişim sağlamak için Telegram programını kullanabilirsiniz.
*İranın her yerinde Azeri, Türkmen, Kaçar, Kaşgai ve diğer Türk şivelerinde Türkçe konuşma imkanınız vardır. Ayrıca Türk TV kanallarını sürekli izleyen İran halkı ile televizyondan öğrendikleri Türkçe ile iletişim kurmakta hiç bir sorun yaşanmayacaktır. Alışverişlerinizde, lokantlarda, sokakta rahatlıkla Türkçe konuşma imkanını bulacaksınız.
*İranda el sanatları, halı, kilim, sumak, cicim, tablolar, safran başta olmak üzere baharat çeşitleri, enstrümanlar vb. Türkiyeye göre oldukça uygun fiyatla satılmaktadır. Gümrük mezvuatıyla uyumlu olarak dönüşte Türkiye’ye bu tür eşyaları getirme olanağı vardır.
 *Seyahate çıkarken yanınızda rahat yürüyebileceğiniz en az 2 çift ayakkabı ve rahat giyeceklerin yanında baharlık / yazlık eşyalarınızı götürmenizi tavsiye ederiz. Yağmurluk, terlik, şapka, bir adet hırka veya kazak ve bir adet yağmurluk; başörtüsü (bayanlar için), su kabı(matara-termos), güneş kremi, antibakteriyel jel, küçük sırt çantası, fotoğraf makinesi, pil, yedek film, yedek hafıza kartı ve şarj aleti.
*Yanınıza mutlaka *Cep telefonlarınız yurt dışı görüşmelere açık ise kullanabilirsiniz.
* Uçak yolculuğu esnasında her yolcunun kabin içine 36 cm (yükseklik) x 23 cm (en) x 56 cm (boy) ebatlarında 1 (bir) parça eşya alma hakkı vardır. Bu bagajın ağırlığı 7 kg. ile sınırlıdır ve iç hat uçuşlarında bu sınır 5 kg.a kadar düşebilmektedir.
*Uluslararası uçuşlarda her yolcunun bir bagaj hakkı vardır ve ağırlığı 20 kg. ile sınırlıdır
ÇOK ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR
SEVGİLİ DOSTUMUZ AŞAĞIDA YER ALAN AÇIKLAMALARI DİKKATLE OKUMANIZI VE TURUMUZA BU AÇIKLAMALARI OKUDUKTAN VE KABUL ETTİKTEN SONRA KAYIT OLMANIZI ÖNEMLE RİCA EDERİZ. TURA İLK ÖDEMEYİ YAPMANIZ AŞAĞIDA YAZILI ŞARTLARI KABUL ETTİĞİNİZ ANLAMINA GELMEKTEDİR. O NEDENLE DİKKATLE OKUMANIZI YENİDEN ÖNERİRİM.
TUR ŞİRKETİ İLE YAPILAN ANLAŞMA GEREĞİNCE TURUMUZ 12 KİŞİLİKTİR. BU SAYININ ALTINDA KALINMASI HALİNDE TUR ŞİRKETİNİN TURU İPTAL ETME HAKKI BULUNMAKTADIR. TURA KAYIT OLDUĞU HALDE GEÇERLİ BİR MAZERETİ(KENDİSİNİN VEYA 1. DERECE YAKINININ BELGELENEBİLİR VE BU SEYAHATE KATILIMINA ENGEL BİR SAĞLIK SORUNU VEYA ÖLÜM DURUMU) OLMAKSIZIN TUR KAYDINI İPTAL ETMEK İSTEYENLERİN ÖDEMELERİ İADE EDİLMEMEKTEDİR.
SİZDEN ÇOK ÖNCEDEN BU GEZİYE KARAR VERMENİZİ İSTİYORUZ. HAYATIMIZIN HER ZAMAN PLANLADIĞIMIZ GİBİ GİTMEDİĞİNİ DE BİLİYORUZ. SAĞLIK SORUNUYLA İLGİLİ OLARAK GEZİYE KATILAMAMA DURUMUNDA ÖDEMENİZİN OLABİLECEK EN FAZLA KISMI SİZE İADE EDİLECEKTİR. ANCAK BU İPTALİN ACENTAYI DA ZARARA SOKMAMASI GEREKİR. ADINIZA ACENTA TARAFINDAN UÇAK BİLETLERİ ALINMAKTA OTELLERE VE DEĞİŞİK ULAŞIM FİRMALARINA(OTOBÜS-TREN v.b) DEPOZİT ÖDENMEKTEDİR. ACENTANIN ALAMAYACAĞI KISIM HARİÇ DİĞER KISMI SİZE İADE EDECEĞİNE EMİN OLMANIZI İSTİYORUM. DAHA ÖNCEKİ GEZİLERİMİZE KATILANLAR NE DEMEK İSTEDİĞİMİZİ VE KİMSENİN MAĞDURİYETİNE NEDEN OLMADIĞIMIZI BİLİRLER.
SİZLERDEN YUKARIDA YER ALAN TUR PROGRAMINI VE SONUNDAKİ AÇIKLAMALARI DİKKATLE OKUMANIZI VE TURUMUZA BU AÇIKLAMALARI OKUDUKTAN VE KABUL ETTİKTEN SONRA KAYIT OLMANIZI ÖNEMLE RİCA EDERİZ. TURA İLK ÖDEMEYİ YAPMANIZ AŞAĞIDA YAZILI ŞARTLARI KABUL ETTİĞİNİZ ANLAMINA GELMEKTEDİR. 
• Turlarımızın tamamı karşılıklı iyi niyet ve güven esasına dayalı olarak yürütülmekle birlikte aşağıdaki hususları dikkatle okumanızı dileriz. Tura kayıt olurken tur bedelinin ne şekilde ödeneceği sizlere bildirilmiştir. Ödeme tarihlerine dikkat etmenizi ve son ödeme gününe kadar ödeme yapmanızı önemle rica ederiz. Tur bedelinin tura 21 gün kalaya kadar ödenmesi gerekmektedir. Tura 21 gün kalaya kadar ödeme tamamlanmaz ise rezervasyonunuz ihbarsız olarak iptal edilecektir. Bu durumda % 35 cayma tazminatı size fatura edilecektir. Tura kayıt olurken tur şirketi size Seyahat Sağlık Sigortası yapacaktır. Lütfen sigorta poliçenizi okuyup sigorta kapsamında nelerin olduğunu dikkatli olarak okuyunuz. Bu sigorta sizin seyahat başlamadan ve başladıktan sonra seyahati zorunlu da olsa iptaliniz ile ilgili bir teminatı kapsamamaktadır. 
• Prokon Turizm programın içeriğini bozmadan şehirlerin program içerisindeki sırasını değiştirebilir. 
• Tur programımızda belirtilen panoramik şehir turları veya çevre turları herhangi bir müze / kale / saray v.b. girişi veya ören yeri girişi içermez.
• Tur kalkmadan 3 gün önce lütfen tur kalkış saatini, buluşma yeri ve saatini büromuzdan teyit ediniz.
• Otellere check-in saati öğlen 12.00 ile 14.00 arasıdır.
• Uçak yolculuğu esnasında her yolcunun kabin içine 36 cm (yükseklik) x 23 cm (en) x 56 cm (boy) ebatlarında bir parça eşya alma hakkı vardır. Bu seyahat esnasında kişi başına valiz hakkı maksimum 20 kg ile sınırlıdır.
• Havayollarının yapacağı grev ve fors majör ( deprem, iç savaş, terör alarmı, doğal afet. Vb.) diye adlandırılan durumlar yüzünden gerçekleşecek olan bir uçuş iptalinden acentemiz kesinlikle sorumlu değildir.
• İç veya dış hat uçuşlarda, uçağın sizlere dağıttığı yerleri önceden ayarlamak acentemizin inisiyatifinde değildir.
• Bu programa rezervasyon yaptıracağınız zaman pasaportunuzda yazılı olan isminizi açık olarak kayıt görevlisine pasaport numaranız, pasaport alış tarihiniz ve temdit süreniz ile birlikte lütfen bildiriniz. Havalimanında check-in esnasında isimden kaynaklanan herhangi bir problem de Prokon Turizm kesinlikle sorumlu değildir.
• Seyahatiniz esnasında yapacağınız alışverişlerden ve sonrasında aldığınız ürünlerle ilgili olabilecek şikâyetlerden acentemiz, yerel rehberimiz ve Türk rehber arkadaşımız kesinlikle sorumlu değildir

27 Kasım 2018 Salı

ABİDİN LUTFİ DEMİR’LE DÜNYAYI GEZİYORUZ GEZİ GRUBUYLA ŞANLIURFA – GAZİANTEP – ANTAKYA TURUNA DAVET
Değerli Dostlar,
Yıllardır hep birlikte dünyanın en önemli merkezlerini sağlık ve mutluluk içerisinde keyifle gezdik. Bu gezilerimiz esnasında bir çoğunuz neden Türkiye'yi gezmiyoruz diye bana sordunuz ve hep birlikte ilk fırsatta gezelim dediniz. Gezmek, sadece çeşitli yerleri görmek değildir, aynı zamanda hissetmektir ve oranın doğası ile bütünleşmektir. Turizm konusunda çok zengin bir bölge olan ve turistik değer taşıyan her alanını gezmek için uzun bir zaman ayırmanızın gerektiği Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne yapacağımız bu seyahatin bazı özellikleri bulunmaktadır.
Bu gezi programımız Gaziantep, Şanlıurfa ve Antakya’da gezilmesi gereken tüm önemli yerleri kapsamaktadır. Programımız çok yoğun ve koşturmacası bol ama oldukça güzel bir programdır. Ben eminim ki hep beraber unutulmaz bir gezide daha birlikte olacağız.
Size bölgede her yeri göstermeyi amaçlıyoruz. Bu gezideki amacımız size gezip, görmenin yanı sıra bölgede var olan farklı kültürleri doyasıya yaşatmaktır. Biz bölgede gezilip, görülmese olmaz denen yerleri programımıza aldık. Bölgeyi gezdikten sonra bize hak vereceğinizi biliyoruz. 
Programı yaparken otellerin seçimi üzerinde özellikle önemle durulmuştur. Bir yandan fiyatın yükselmemesi için dikkat edilmiş, diğer taraftan kaliteden ödün verilmeden seçim yapılmış ve kalacağımız oteller bölgenin en iyi otelleri arasından seçilmiştir. 
Öğle yemekleri gezi ücretine dahil değildir. Rehberlerimiz sizlere öğle yemekleri için yer veya yerler önereceklerdir. Ancak önerilen yerlerden hizmet alma zorunluluğu yoktur. Gezi programını aksatmamak koşuluyla konuklarımız diledikleri yerden hizmet alabilirler. 30 üyemizin katılacağı bu gezimizde geziye katılacak üyelerimizin değişik şehirlerden geziye katılacakları göz önüne alınarak gezi ücretine Şanlıurfa’ya gidiş ve Antakya’dan dönüş ücreti dahil edilmemiştir. Geziye kayıt olurken uçak biletinizi ayrıca alacaksınız(Bu konuda Prokon Turizm’den Elhan Hanım size yardımcı olacaktır) Tura ne kadar erken kayıt olursanız ve uçak biletinizi ne kadar erken alırsanız o kadar ucuza alacaksınız.
Seyahat Acentamız bizleri üzmeyecek şekilde bir ödeme planı yaptı. 5 taksitte ödeyeceğiz tur ücretimizi. Hem de bizleri üzmeyecek rakamlarla… En çok 30 dostumuzun katılabileceği programımıza kayıtların başladığını bilmenizi isterim. Tek sözcük ile hayatınızda en keyif alacağınız seyahati yapmaya davet ediyorum sizleri. 
Bu benzersiz programa katılmak için tek yapmanız gereken acele etmektir. Prokon Tur firmasından Elhan Deniz Melike Abdullahoğlu veya Birol Tüfekçi’yle 0 216 693 26 93- 0 535 810 82 28 ve 0 532 612 32 37 numaralı telefonlardan irtibat kurmanızı önemle rica ederim.
Her zaman olduğu gibi Mutlu İnsanlar Topluluğu Abidin Lutfi Demir'le Dünyayı Geziyoruz Gezi Grubu ve Prokon Turizm gösterdiğiniz ilgi ve güvene teşekkür eder, kayıt için acele etmenizi tavsiye ederiz. 
Unutmayın ki sizi iyi hissettiren insanlar ve gruplar alışkanlık yapar…
Yürekten Sevgilerimle,
Abidin Lutfi Demir

ABİDİN LUTFİ DEMİR’LE DÜNYAYI GEZİYORUZ GEZİ GRUBUYLA ŞANLIURFA – GAZİANTEP – ANTAKYA TURU
7 – 11 NİSAN 2019

1.GÜN 7 NİSAN 2019 PAZAR ŞANLIURFA
Sabah saatlerinde siz değerli misafirlerimizi Şanlıurfa Havalimanı’nda karşılıyoruz. Turumuza başlamadan önce yöresel lezzetlerle birlikte sabah kahvaltımızı alıyoruz. Ardından Kübik Evleriyle ünlü Harran’a hareket ediyoruz. Dünya’nın ilk İslami Üniversitesi olan Ulu Camii Külliyesi, Harran Kalesi, Kübik Evleri gördükten sonra Dünya dinler tarihini değiştiren dünyanın ilk tapınağı Göbeklitepe’ye hareket ediyoruz. Göbeklitepe gezimizin ardından Urfa’da Hz. İbrahim Peygamber’in doğduğu mağara Halil-Ür Camii, Balıklı Göl, Ayn-Ül Zeliha Gölü, Urfa Kalesini ziyaret ediyoruz. Tarihi Urfa Çarşısında alışveriş için serbest zaman. Urfa’daki otelimize hareket. Akşam yemeği akabinde dileyen konuklarımızla Sıra gecesi eğlencesine katılıyoruz. Konaklama otelimizde.
2.GÜN 8 NİSAN 2019 PAZARTESİ ŞANLIURFA – GAZİANTEP
Sabah kahvaltısı sonrasında Birecik üzerinden yol alırken, Birecik Kelaynak Kuşları’nı ziyaret ediyoruz. Eşkıya filminin çekildiği köyü de panoramik olarak görerek, manzarası ile Güneydoğu’yu farklı kılan Halfeti’ye ulaşıyoruz. Burada verilen serbest zamanda sular altında kalmış olan şehri görüntüleme imkanı buluyoruz. Rum Kale’nin de görüleceği yapılan tekne turu sonrası en eski yerleşim yerlerinden Antik Kentleri, Camileri, Kiliseleri, Hanları, Bedestenleri ile meşhur, kurtuluş savaşının simge kentlerinden biri olan Gaziantep’e gidiyoruz. Şehrin en yüksek tepesi olan Kudret Kayası üzerine kurulmuş olan, yapım masrafları için çok kıymetli bir yüzüğün satılması ile inşa edildiği rivayet edilen Yüzük Kalesi’nin ziyaret edilmesini takiben Cam Eserler Müzesi, Sedef Atölyeleri, Bakırcılar Çarşısı, Hanlar geziliyor. Meşhur Elmacı Pazarında verilen serbest zamanda yapılan bilumum baharat ve yöresel ürün alışverişinin sonrasında otelimize varış ve yerleşme. Akşam yemeği ve konaklama otelimizde.
3.GÜN 9 NİSAN 2019 SALI GAZİANTEP - ANTAKYA
Sabah kahvaltısı sonrasında Zeugma Antik Kentinden çıkarılan arkeolojik buluntuların da sergilendiği Zeugma Mozaik Müzesi ziyaretimizin ardından Antakya’ya doğru yola çıkıyoruz. Yolumuza bölgenin meşhur beldelerinden, dar sokaklarıyla ünlü Kilis üzerinden devam ediyoruz. Yapılan panoramik turumuzun ardından dünyada bilinen ilk Açık Hava Heykel Atölyesinin bulunduğu Yesemek Köyü’ne uğruyoruz. Çekilen resimlerin sonrasında Habib Neccar dağının eteklerindeki, Olimpiyatlar Şehri Antakya’ya varıyoruz. Eski dönemlerde Antakyalı zenginlerin yazlık mevkii olan ve çağlayanlarından su kanallarıyla şehre su getirilen Defne(Harbiye) ilk gezi yerimiz. Zafer kazananların başlarına taktıkları yaprağın da efsanesini dinleyeceğimiz bu yerin ismine özgü sabunu ve ipek ürünlerini de tanıyarak otelimize gidiyoruz. Yerleşme ve serbest zaman sonrası akşam yemeğimizi alıyoruz. 
4.GÜN 10 NİSAN 2019 ÇARŞAMBA ANTAKYA
Sabah kahvaltısı sonrasında bulunduğu yarım kürenin tersine aktığına inanıldığı için adının Asi konduğu söylenen ve şehri ikiye bölen nehrin devamında ulaşacağımız Samandağ üzerinden ulaşacağımız Türkiye’de resmi olarak bütün nüfusu Ermeni vatandaşlarımızdan oluşan tek köy olan Vakıflı Köyü’ne yapacağımız ziyaret esnasında Surp Azvadzadzin Kilisesi'ni de görme imkanı buluyoruz. Musa dağı sırtlarındaki bu köyden başka bir efsanenin kaynağı olan Hıdırbey Köyü’ne gidiyoruz. Çevresi 20m. çapı 7,5m. yüksekliği 17m. civarında olan, yaklaşık 500 yıllık ulu bir çınar bizi bekliyor. Hz.Musa’nın asasından oluştuğu rivayet edildiği için Musa Ağacı denilen bu koruma altındaki muhteşem manzara ile çekilen fotoğrafların ve serbest zamanın sonrasında köyden ayrılıyoruz. Limanın sel sularının getireceği alüvyonlardan kurtarılması için yapılmış olan Titus Tüneli ve Kaya Mezarların da görülmesinin ardından otelimize dönüş. Akşam yemeği ve geceleme otelimizde.
5.GÜN 11 NİSAN 2019 PERŞEMBE ANTAKYA – İSTANBUL
Sabah kahvaltısı sonrası odalarımızı boşaltıyoruz ve bagajlarımızla birlikte otelden ayrılarak bugünkü Antakya gezimize başlıyoruz. Gezimizde; Mozaik Müzesini, Habib Neccar Camii, Kilise ile Sinegog örneklerini, dünyanın ilk mağara kiliselerinden biri de olan ve Hıristiyanlığın hac yerlerinden St.Pierre Kilisesini (açılış tarihi kesinleşmemiştir), eski Antakya evlerini geziyor ve Antakya’nın modern halini bize unutturacak olan Uzun Çarşıya geçiyoruz. Birçok dini içinde barındıran ve sebeple barış kenti sayılan, medeniyetler şehri, Amik ovasının başlangıcında bulunan, Hıristiyanlığın Kudüs’ten sonra yayıldığı ilk şehirlerden biri olan Antakya‘dan ayrılarak havalimanına gidiyoruz. Siz sayın misafirlerimizi uğurluyoruz, diğer turlarımızda tekrar görüşmek üzere ayrılıyoruz.
1385 TL
(ŞANLIURFA’YA GELİŞ VE HATAY’DAN GERİ DÖNÜŞ UÇAK ULAŞIM ÜCRETİ HARİÇ)
ÖDEME TABLOSU
KAYIT ANINDA 185 TL
15 ARALIK 200 TL
15 OCAK 250 TL
15 ŞUBAT 250 TL
15 MART 500 TL
(TÜM ÖDEMELERİNİZİ NAKİT VEYA KREDİ KARTIYLA YAPABİLİRSİNİZ)

FİYATA DAHİL OLAN HİZMETLER
· Şanlıurfa’da 4 yıldızlı otelde yarım pansiyon konaklama
· Gaziantep’te 4 yıldızlı otelde yarım pansiyon konaklama
· Antakya’da 4 yıldızlı otelde yarım pansiyon konaklama
· Şanlıurfa’da ilk gün alacağımız yöresel kahvaltı
· Antakya’da Samandağ’da alacağımız öğle yemeği
· Antakya’da son gün alacağımız öğle yemeği
· Tur boyunca özel araçla ulaşım
· Halfeti’de tekne gezisi ( hava şartlarının ve su seviyesinin uygun olması durumunda )
· Prokon Turizm rehberlik hizmeti
· Yurtiçi Seyahat Sigortası
FİYATA DAHİL OLMAYAN HİZMETLER
· Şanlıurfa’ya geliş ve Hatay’dan geri dönüş uçak ulaşımı
· Tüm müze ve ören yeri giriş ücretleri
· Sıra Gecesi
· Programda dahil olduğu belirtilmeyen yemekler
· Fiyata dahil olan yemekler sırasında alınan alkollü ve alkolsüz içecekler
· Kişisel harcamalar
· Bahşişler(75 TL olup ödenmesi mecburidir)

13 Ocak 2014 Pazartesi

YERYÜZÜNÜN EN GENÇ ÜLKESİ KOSOVA…

Balkanların ve dünyanın en yeni ülkesi olarak 17 Şubat 2008 tarihinde bağımsızlığını ilan eden Kosova, 1999 yılında Sırp saldırıları nedeniyle Birleşmiş Milletler kontrolüne girip bağımsızlığının ilanına kadar Birleşmiş Milletler korumasında yaşayan bir ülkedir.

Antik dönemde, Dardania olarak anılan Kosova’nın bulunduğu bölge, İlkçağdan itibaren istilalara uğramış, jeopolitik açıdan ticaret yollarının birleştiği merkez bölgelerden birisi olmuştur. Roma İmparatorluğu’nun ikiye ayrılmasından sonra, Doğu Roma İmparatorluğu’na bağlanan Kosova Orta Çağ’da Alanlar, Hunlar, Vizigotlar, Bulgarlar, Avarlar, Slavlar gibi çeşitli kavimler tarafından istila edilmiştir.

Kosova bölgesinde, 13. yüzyılda Sırplarla Arnavutlar arasında önemli mücadeleler yaşanırken, Osmanlıların Kosova’ya ilk taarruzu 1388’de, I. Murat’ın emriyle gerçekleştirilmiş,  I. Murat’ın şehit düştüğü 1389 Kosova Savaşı’nda, Sırp Kralı Lazar’ın öncülüğünde Osmanlı’ya karşı oluşturulan müttefik kuvvetler  yenilmiş ve bu şekilde Osmanlı Balkanlara kalıcı olarak yerleşmeye başlamıştır. Bu olayın en önemli sonuçlarından birisi de Sırp Krallığı’nın Osmanlı İmparatorluğu egemenliğine girmesidir.

Fetret devrinde (1402-1413) bir süre Osmanlı nüfuzundan çıkan Kosova, 1439 Semendire’nin zaptıyla tekrar Osmanlı hakimiyetine girmiştir. Sırplarla yapılan İkinci Kosova Savaşıyla (1448), Osmanlı hâkimiyeti güçlenirken, Fatih Sultan Mehmet’in seferleriyle Kosova’nın tamamı Osmanlı egemenliğine girmiştir (1455).

17. yüzyılın başında kuzeyde Bosna, güneyde Rumeli eyaletinin sınırları içerisinde yer alan, 1683 Viyana Bozgunuyla, 1690’a kadar  Avusturya’nın elinde kalan Kosova bölgesi, 18. yüzyılın sonu ve 19. yüzyılın başlarında İşkodra Valisi Mahmut Paşa’nın girişimleri neticesi,  Osmanlı Devletinin merkezi otoritesinin kontrolünden çıkma sürecine girmiştir.

Tanzimat ve Islahat fermanlarında, idarî açıdan  bir takım yeni haklar tanınan Kosova, 93 Harbinden önce merkezi Sofya olmak üzere, Niş ve Priştine yöresini içine alan Kosova Vilayeti şekline dönüştürülmüştür. Savaş sonrası vilayet merkezi Priştine olurken, Ayastefanos ve bu antlaşmayı düzenleyen Berlin Antlaşması ile Osmanlı egemenliği ciddi şekilde yara almıştır. Kosova Vilayeti, Balkan Savaşlarından sonra, Londra Antlaşması  (30 Mayıs 1913) ile Sırbistan’a bırakılırken, burada nüfusun çoğunluğunu, Üsküp Sancağının güneydoğu yönünde Müslüman Türkler ve Bulgarlar, Yenipazar tarafında Arnavut ve Boşnaklar, Taşlıca Sancağı’nda tamamen Boşnaklar, Pirizren, İpek ve Priştine ile Üsküp Sancağı’nın kuzey ve batı taraflarında ise Arnavutlar oluşturuyordu.

I. Dünya Savaşından sonra Krallık Yugoslavya’sı kurulurken, 1919-41 yılları arasında çok sayıda Müslüman,  bölgeden göç ettirilmiş, buraya Ortodoks Sırp, Katolik Hırvat ve Slovenler getirilmiştir. 1938’de Yugoslavya Krallığı ile yapılan anlaşma gereğince, 1944 yılına kadar, Türkler ve Arnavutlar başta olmak üzere, diğer Müslüman nüfus Türkiye’ye göç ettirilmiştir. 1941’de Faşist İtalya ile işbirliği içinde olan Arnavutluk’un kontrolüne giren Kosova’nın bir kısmı, Hitler Almanya’sı tarafından işgal edilmiş ve Sırplara teslim edilmiştir.

1945’te Kosova, Yugoslavya tarafından Sırbistan Cumhuriyeti içinde özerk bölge olarak tanınırken, anlaşmalar çerçevesinde ya da bir kısmı baskıdan kaçarak, 1953-67 yılları arasında 400 bin civarı Kosovalı Müslüman Anadolu’ya gelmiştir.  1968 Priştine Kosova Öğrenci Gençlik Birliği Hareketi’nin girişimiyle, Yugoslavya sınırları içinde kalmak şartıyla Kosova Cumhuriyetinin ilanı talebinde bulunulmuştur. Sırpların baskısına maruz kalan bu hareket, girişimlerinin ilk meyvesini, 1974’te almış ve Kosova kendi anayasasına kavuşmuştur.

Kosova’da, 1989’a kadar karışıklıklar yaşanmıştır. 1980’de Tito’nun ölümünden sonra Sırbistan Cumhuriyeti iktidarı, Sırp milliyetçileri, Slobodan Miloseviç önderliğinde, “Büyük Sırbistan İdeali” ile Kosova’da büyük baskı ve zulümler gerçekleştirmişlerdir. 1989’da Kosova’nın özerkliği kaldırılırken, ülke 1990’da Sırbistan tarafından işgal edilmiştir. Kosova Meclisi, 7 Eylül 1990’da Kosova Cumhuriyeti Anayasa’sını ilan etmiştir.

15 Ocak 1999’daki Sırp katliamından sonra Avrupa Birliği ekseninde yapılan görüşmelerden olumlu sonuç alınamamış ve Sırplar Kosova’da tam bir katliam yapmışlardır.

24 Mart 1999’da NATO’nun askeri harekâtı sonucunda Sırplarla 10 Haziran 1999’da yapılan Kumanova Antlaşması ve Birleşmiş Milletlerin kararı doğrultusunda; Kosova’nın sivil idaresi Birleşmiş Milletler ve Avrupa Güvenliği ve İşbirliği Teşkilatına (AGİT), askeri idare ise NATO’nun kuruluşu KFOR’a bırakılmıştır.
2008’de bağımsızlığını kazanan Kosova Cumhuriyetini ilk olarak Kosta Rika, ikinci olarak ABD ve daha sonra ise Türkiye Cumhuriyeti, Arnavutluk, İngiltere ve Afganistan tanımıştır. Bu bağımsızlığı tanımayacağını ilan eden ülkeler ise Yunanistan, Güney Kıbrıs Cumhuriyeti, Sırbistan ve Rusya'dır. Bu ülkelere göre burası hâlen Sırbistan´a bağlı özerk bir bölgedir.

Peki, Kosova’nın önemi nereden kaynaklanmaktadır? Esasında Balkan topraklarının tamamı tarih boyunca tüm medeniyetlerin ilgi odağıdır. Avrupa’daki emperyalist devletler Asya, Akdeniz ve Afrika’nın, zenginliklerine ulaşabilmek ve güvenliklerini garanti altında tutmak için Balkanlarda kanlı savaşlara neden olmuşlardır. Zira Balkanlar’da hâkimiyet sağlamak demek Akdeniz, Kuzey Afrika, Kızıl Deniz ve Hint Okyanusundan geçen ticaret yolları üzerindeki hâkimiyetin tamamlayıcısı olmak demektir. Bölge tarih öncesinde de insanlığın geçiş yolları üzerinde olması nedeniyle büyük öneme sahipti. Roma, Büyük İskender, Bizans gibi büyük imparatorlukların pek çoğunun çıkış yeri ve dünya hâkimiyetlerini sağlamadaki en önemli noktası Balkanlardır.

Kosova coğrafi konumu nedeniyle Balkanların en merkezi noktasını teşkil etmektedir. Tarihte bu noktaya hâkim olan medeniyet Asya ile Avrupa arasındaki bağlantı noktasını kontrol edebilmiştir.

Kosovalı Türk gazeteci Şerafettin Ömer 1991 yılında Priştine’de basılan Tan Gazetesi’nde şöyle yazmıştır. “Havasından mıdır suyundan mıdır pek bilinmez, buranın insanlarının inat sürdürmede üzerine yoktur alimallah. Büyük bir olasılıkla dik kafalılığı hiç kimseye kaptırmayız. Politika yapması gereken birinci adamlarımızda bu huy sıkça görülmektedir. Bu güzelim ülkenin Arap saçına dönüştürülmesinde ve burada yaşayan ulus ile azınlıkların nerde ise birbirlerine girmesinde inat denilen faktörün aslan payı vardır.”

Halkının yarısından fazlası yoksulluk sınırının altında yaşadığı ve Avrupa’nın en yoksul ülkesi olan Kosova hakkındaki bu genel bilgilerden sonra biraz da ülkenin gezilecek, görülecek yerlerinden bahsedelim.

Kosova ve çevresinde nereye giderseniz gidin bozulmamış bir doğa görürsünüz.  Buna karşın özellikle kentlerde savaşın yıkımı dolayısıyla kültürel mirasın büyük bir kısmı yok olmuş durumdadır. Kosova’nın en tarihi kenti olan Prizen’de, Osmanlı etkisini çok fazla olarak görmek mümkündür. Bistrica Nehri kıyısında dolaşmanın ve tarihi Bistrica Köprüsü’nü seyretmenin keyfine doyum olmaz. Köprünün hemen yakınında bulunan ve Balkanlar’ın en yüksek minareli camisi olan Sinan Paşa Camii’ni gezmenizi ve yanında bulunan Şadırvan Meydanında çay, kahve molası vermenizi öneriyorum.

Şadırvan Meydanı’ndan kolayca görüp ulaşabileceğiniz Eski Kale kalıntıları fotoğraf makineniz için güzel kareler oluşturacaktır. Osmanlı Hamamı ve Lzeviska Katedrali’ni de mutlaka görmelisiniz.

Kosova’nın başkenti Piriştina savaş sırasında büyük bir yıkım yaşamasına karşın Fatih Sultan Mehmet adına 1460 yılında yapılan cami, 1470 yılından kalan Lap Camii, 1834 yapımı Yaşar Paşa Camii ve Büyük Hamam halen ayakta kalmayı başarmıştır. Bu yapılar Osmanlı mimarisinin kentte görülebilecek en önemli örneklerdir. Gracanica Manastırı da kentin önemli bir Hıristiyan yapısıdır. Germia Park’ta oturmanın ve etrafı gözlemlemenin keyfi bir başkadır.

Piriştina yakınlarındaki Gora köyleri Balkan atmosferini en iyi yaşayacağınız yerlerdir. Bu köylerin dar sokakları, evleri ve yeşilliği her gezginin görmesi gereken yerlerler. Buralarda at ile dolaşmanın keyfine de doyum olmadığını bilmenizi isterim.

Kosova’da farklı isimlerle köfte ve börek çeşitlerini bulabilirsiniz. Esasında Balkanlardaki en lezzetli köfte ve böreği burada yiyebilirsiniz. Arnavut mutfağından bir tür börek olan Fliya’yı tatmanızı öneririm. Kosova’ya özgü şerbetli hamur tatlısı olan Sut Pite’yi denemeden sofradan kalkmamalısınız. Yemekten sonra istemeseniz de kahve gelecektir.Kosova’da Osmanlı döneminden kalma 359 vakıf eseri bulunduğu ifade edilmektedir. Bu eserlerin 215’i cami ve mescit, 15’i medrese, 26’sı mektep, 24’ü tekke, 42’si han, 9’u hamam, 11’i köprü, 9’u türbe, 2’si imaret, 1’i kale, 1’ i çeşme ve 4’ü saat kulesidir. Sırplar tarafından yıkılmış ya da zarar görmüş bu eserlerin bir kısmı TİKA tarafından restore edilmiş ve bir kısmı da edilmeye devam etmektedir.

THY ve Pegasus’un ucuz uçuşları ile gidebileceğiniz ve her gezginin görmesi gereken ülkelerden biri olan Kosova’da otel fiyatlarının da oldukça uygun olduğunu belirterek yazımızı noktalayalım.